Runtalya Yarı maraton _ 2012

Geçen sene hazırlıksız gittiğim Antalya yarı maratonunu 1.50 ile bitirdiğimde , bir dahaki sefere maraton koşacağıma karar vermiş , kayıtımı o şekilde yaptırmıştım .

Bursa Osmangazi , Bozcaada , Avrasya , Riva , birçok küçük yarış Antalya maratonuna hazırlık olacaktı .

 Kısaca maraton koşmaktan niye vazgeçip , yarı maraton koşmaya karar verdiğimi açıklayayım. Bu anlamda Nisan birçok küçük yarışla güzel geçti . Futbolda yaşadığım bir problemden dolayı (ki ileride bana daha çok problem çıkattıran bir problem) futbola ara verdim sadece koşulara yöneldim. Mayıs ayında yapılacak Bozcaada için hazır olmama rağmen Bozcaada yarı maratonu zorlu bir parkur olup 17 km ‘de yokuş aşağı inerken aynı sakatlık nüksetti ve 4 km boyunca yürümek zorunda kaldım . Haziran –Temmuz dinlenmekle geçti , Ağustos ayı da (ki Ramazan ayı) maraton idmanlarıyla geçiştirdim.

Avrasya 15 km (PB ) iyi bir derecede (01.07) bitirdikten sonra sakatlığım beni iyice huzursuzlaştırdı . Ekim sonu ve Kasım aylarında bir takım tetkikler yaptırmak için Uludağ üniversitesi Spor hekimliği’ne gidip , muayene olduk. Spor hekimliğinden çıkan sonuç sonrası interval ve uzun koşular kısıtlandı , hatta yasaklandı. Antalya hazırlıkları maraton için başlayıp bir hafta 32 , bir hafta 27 km koşmama rağmen ağrılar dinmeyince pilates , yüzmeye başladım ve Antalya’da yarı maraton koşmaya karar verdim ( Maraton da koşabilirdim ama kendimi bu kadar yıpratmaya gereği yoktu) Antalya öncesi önce otelimiz ayarlamış (3,5 km uzaklıkta) , sonra otobüs biletlerini almıştım. Bursa – Antalya arası 9 saat civarındaydı. Giderken +1 derece , -1 , -2 dereceler kadar düşüp Antalya ‘ya yaklaştıkça +5 dereceye kadar çıktı en sonunda sabah 06.00 ‘da +7 dereceyi gördük. 3-4 saat sonra da tişört ile gezen birçok insan görecektik.

 Bu havanın yarın da böyle olmasını umarak , Teracity AVM “Yüksek Topuk Yarışması” ‘na giderek farklı bir etkinliğe katıldık. (Yüksek Topuk Yarışması izlenimleri ayrı bir blog konusu olduğundan koşuya dönmemiz daha uygun olur) Antalya Kaleiçi gezilerinden sonra 15 km uzaklıktaki otelimize vardık . (3,5 km diye gittiğimiz) . Otelden genelde memnun kaldık . Özellikle soğuk mezeleri ve et yemekleri harikaydı , çalışanlar da sevecendi.

 Geçen sene sağanak yağmurun yine sürpriz yapması bizi endişelendirse de maraton boyunca harika bir hava olduğunu iletmek durumundayım. Soyunma kabinlerine giderken Serpil adında bir kızla tanışarak uzun süre muhabbet ettik. Bu kız yarış içinde beni geçecek , onu yakalamaya çalışacak ama yakalayamayacaktım . (Kız 4.35 temposuyla bitirecek , yarı maratonda 3.olacaktı) Amacım 4.50 – 5.00 civarı koşarak ayağımı zorlamadan , tekrar bir sakatlık yaşatmadan maratonu bitirmekti . Fakat Antalya ‘nın havası ve atmosferi o kadar uygundu ki herkes gibi PB yapmak kaçınılmazdı .(ki PB ister istemez geldi) Tüm koşucular gibi ilk başlarda 189 bpm ile koşucuları geçmek , kaldırımlarda koşarak kendimi çok yordum .

Sonradan öğrenmeme ve Garmin analizlerine baktığımda 189 bpm tempodan değil , heart rate monitörü iyi ıslatmadığımdan dolayı çıktığını tahmin ediyorum . İlk 2 km sonrası tempo öyle güzel oturdu ki 168-175 bpm ile devam edip bu ortalamanın dışına çıkmadım .(ortalama 171bpm) Uzun süre 4.41 – 4.39 pace seviyesinde koştum ki bu bugüne kadar en istikrarlı koşu tempomdu . Ayağımdaki ağrı , idmansızlık yorgunluğunu da hissetmeyince bu tempoyu devam ettirdim. Garmin verilerine göre HR değişimleri keskin bir yapıya sahip . Tempo bir ara 8.00 kadar düşmüş ki hangi noktada o kadar yavaşladığımı hatırlamıyorum.Garmin ile ilk koşum olması sebebiyle analizleri sona bıraktım .

Detaylara bakıldığında tempomun /HR paralel gittiği , tempomun arttırabileceği gözükmektedir.Her ne kadar negatif split uygulayamasam da ilk ve ikinci yarıların aynı sürelerde olması , diğer bir avantajdır. Didem ile 10 km sonunda karışılarak , “Didem” “ Sedat” diye yüksek sesle bağrışarak birbirimizi motive ettik .

3 yıl önce Avrasya maratonun sonunda tanıştığım DM’den Umut beni 3 yıl sonra yarışta tanıyıp selam verince kısa bir konuşma yaptık . Koşu sonrası Antalya’dan erken ayrılmasaydık , bekleyip diğer DM cilerle de tanışacaktım . Umut’un 11 km sonrasında “Hadi Sedat “ benim de “Hadi Umut , yolun uzun” motivasyonları işe yaramış ki ikimizde PB yaptık :) İngiliz bir kız ile yaklaşık 8 km arka arkaya gittik, son 2km kala kızı geçtim fakat son 500 m de hızlanmama rağmen kız beni yine geçti :) Koşu bitişinde fotoğraflarıma bakıldığında yine zorladığımı gördüm . Atmosfere öyle alışıyorsunuz ki orada hızlanmak ve mutlu bir biçimde bitirmek elde değil. Koşu sonrası yiyecek ,içecek standını o kadar uzak yapmışlar ki çoğu kişi yerini bilmiyordu . Üstümü değiştirerek portakal yedim , taze bir simit ve sporcu içeceği alarak yarış bitiş noktasına döndüm.

Soyunma kabinleri ve yiyecek yerleri alana daha yakın bir yere konabilir , koşu sonrası bir çanta içinde muz, portakal , su verebilirlerdi.

 Bir Antalya daha güzel , eğlenceli geçti.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

RunBursa

" Koş Bursa "

Traveller Goat | Gezgin Keçi

Traveller Goat's Fancy Land

okarakaya

Özge Karakaya Akyüz

Uzun Patika

Can Berk, spor ve yaşayarak öğrendiğim/öğrettiğim şeyler hakkında bir blog

Duygu | kurgusaldönüşüm

''Bütün bu yazdıklarım belirli bir anlamda, anlamsız ''

Hayata Dair...

Hayata Dair...

Prakkypedia

Corporate communications + Public Relations Adelaide

BİLİMSEL FELSEFE

KARANLIĞA MEŞALE

Mind Hacks

Neuroscience and psychology news and views.

MİNİKLER VE ANNELERİ

ANNE-ÇOCUK EĞİTİM BLOĞU/Çocuk ve eğitime dair...

yaz-gi

Kişisel Gelişim, Girişimcilik Hikayeleri ve hayata dair herşey - Meral Varuy

Sedat Eser

Hayata dair...

TED Blog

The TED Blog shares interesting news about TED, TED Talks video, the TED Prize and more.

Max Dunbar

'Fiction is the truth inside the lie, and the truth of this fiction is simple enough: the magic exists'

%d blogcu bunu beğendi: