2018_Kitap Önerisi_Outliers (Çizginin Dışındakiler

Sıçrama kitabını bir çırpıda okuyup bitirdikten sonra kitapta bahsedilen Çizginin Dışındakiler kitabını hemen alıp , onu da bitirmiştim. Sıçrama kitabını bu blogda bir video ile birleştirerek anlatmıştım.

Tüm okuduğum kitapları goodreads sayfasından ulaşabilirsiniz.

Bu tür kitaplar seviyorsanız Matthew Syed’in  Sıçrama (Bounce) ,  Daniel Kahneman’ın Hızlı ve Yavaş Düşünme (Think Fast and Slow),  David Eagleman’in Beyin Senin Hikayen  okuyabilirsiniz.

Kitap Özeti : 

Gladwell, Outliers’da dahiler, zengin ve güçlü avukatlar, rock yıldızları ve başarılı programcılardan yola çıkarak, “bireysel başarı” şeklinde ifade edilebilecek olan genel başarı algısının yanlış olduğunu ispatlamaya koyuluyor. Outliers’da iddia ettiği tez şu: Başarı, bireysel değildir. Başarı, ancak doğru şartlarda oluşabilir. Bu şartların pek çoğu ise kişinin elinde değildir, olsa olsa kişi, o başarıyı hazırlayan şartların içine doğar. Bu şartlar ise temelde zaman, toplum ve bu çerçevede ele alınabilecek olan imkanlar ya da şanslardır.

Gladwell, Outliers’ı, insanların başarıyı, başarılı insanların üstün zekalarına ve yeteneklerine atfetmelerini çürütmek amacıyla yazdığını ifade ediyor. İnsanlar genel olarak, başarıda zirveye çıkmanın ancak çok sıradışı zeka ve yeteneğe sahip olmakla mümkün olduğunu düşünürler. Fakat Gladwell, normal bir zekaya sahip olduktan sonra başarı için bir bireyin yapabileceği tek şeyin çok çalışmak olduğunu vurguluyor. Peki çok çalışanların hepsi çok başarılı olabilir mi? Hayır olamazlar, çünkü kişilerin doğduklarında kendilerini içinde buldukları aile başta olmak üzere her türlü ortam ve zaman ile bunların sunduğu fırsatlar, onların başarılarında, zeka ve çalışmalarından çok daha etkilidir.

Dokuz bölümden oluşan kitap akıcı bir dile sahip ve birkaç günde bitirilebilecek şekilde sizi kendine bağlıyor.
Kitabın ilk beş bölümü “Fırsat” başlığı altında, geri kalan dört bölümü ise “Miras” başlığı altında toplanmış. Fırsat kısmındaki bölümlerde başarılı kişilerin, nasıl fırsatlar dünyasına doğdukları inceleniyor. Miras başlığındaki bölümlerde ise atalar ve aileden gelen kültürel yapıların, başarıda oynadığı rol ele alınıyor.

Kitabın birimci bölümü “Matta Etkisi” başlığını taşıyor ve sosyologların “kümülatif avantaj” dedikleri olguyu, Kanada hokey ligindeki oyuncuların doğum tarihleri üzerinden açıklıyor. Kanada hokey ligi oyuncuları, ilkokuldan başlayıp devam eden okul liglerinde başarı gösterip sivrilen, en yetenekli oyuncular arasından geliyorlar. Ve Kanada okullarında o yılki hokey takımına seçilmenin yaş bakımından şartı, 1 Ocak’tan sonra doğmuş olmak.  Dolayısıyla takımda olan 1 Ocak doğumlu bir çocuk, aynı takımdaki 30 Aralık doğumlu bir diğer çocuğa göre çok daha gelişmiş ve yapılı oluyor.  Bu durum, bireysel liyakat prensibi üzerine kurulu olan bu sporda, en başarılıların ezici  çoğunluğunun, yılın ilk aylarında doğmuş olanlardan çıkmasını sağlıyor. Ve Gladwell diyor ki, Kanada’da hokeyde ne kadar iyi olduğunuz ve ne kadar çok çalıştığınızdan daha önemli olan, yılın hangi ayında doğduğunuzdur.

Kitabın ikinci bölümünün adı “On Bin Saat Kuralı”. Bu bölümde Gladwell, doğru zamanda doğup, fırsatları değerlendirerek 10.000 saat çalışmış olma avantajını yakalayanların, şartların elverdiğinde, bu bilgi ve tecrübe ile, dallarında dünyanın en iyisi olduklarını vurguluyor.

Kitabın üçüncü ve dördüncü bölümleri “Dehaların Sorunu, 1. Bölüm” ve “Dehaların Sorunu, 2. Bölüm” isimlerini taşıyor. Gladwell bu bölümlerde, zeka ile başarı arasında bir zorunluluk ilişkisi olmadığını, dehaların hayatları ve onlar üzerine yapılan araştırmalardan yola çıkarak savunuyor. Yani yeterli zekaya sahipseniz, çalışmanız ve elinizde olmayan diğer şartların elvermesiyle, sizden çok daha yüksek zekaya sahip birinden pekala daha başarılı olabilirsiniz.

Beşinci bölüm, “Joe Flom’dan Alınacak 3 Ders”  başlığını taşıyor ve Avrupa’dan göçen yahudilerin, New York’ta nasıl zor şartlarda kendilerine yer edindiklerini ve yeni nesillerin, ailelerinin bu zorlu tecrübelerinin üzerine, zamanla, şartların değişmesiyle, oluşan fırsatları değerlendirerek nasıl başarıyı bina ettiklerini anlatıyor.

Altıncı bölüm “Kentacky, Harlan” başlığını taşıyor ve kültürel mirasın başarıdaki rolünü ele alıyor.

Yedinci bölüm “Uçak Kazalarına İlişkin Etnik Kuram” başlığını taşıyor ve pilotların içinde yetiştikleri kültürün, onlara empoze ettiği güç anlayışının, pilotların iletişim kurma biçimlerini nasıl belirlediğini ve bu durumun uçak kazalarının sebebi olarak nasıl ortaya çıktığını anlatıyor.

Sekizinci bölüm “Çeltik Tarlaları ve Matematik Testleri” başlığını taşıyor ve Uzakdoğu’da, yüzyıllar boyunca, çok dar alanlarda ve çok dikkatli ve zahmetli çalışmalarla pirinç yetiştiren insanların kültürü ile dillerinin, o topraklarda matematiksel zekanın gelişimini nasıl kolaylaştırdığı ele alınıyor.

Dokuzuncu bölüm “Marita’nın Pazarlığı” başlığını taşıyor ve ABD’de, sekizinci bölümde ele alınan kültürel yapıya benzer bir anlayışla kurulmuş özel yapıdaki bazı devlet okullarına kabul edilen ve bu fırsatın farkında olanların başarıya ulaşmalarını ele alıyor. Bu bölüm, başarının, ne sadece zeka ne de sadece çalışma ve yetenekle bina edildiğini, daha çok bir armağan olduğunu ve fırsatı değerlendirme güç ve soğukkanlılığını göstermeye bağlı olduğunu ifade ederek bitiyor.

Kitabın, “Bir Jamaika Hikayesi” isimli sonsözünde ise yazar, kendi atalarını ve onlardan devraldığı mirası bize aktarıyor.
Gladwell’in kitaplarında sunduğu yaklaşım, bazı tekil olaylardan yaptığı çıkarımları genellemesinden dolayı eleştiriliyor. Bu anlamda kitabın bilimsel doğruluğu elde etmeye çalışmadığını söylemek gerekir. Dolayısıyla, kitap, doğruyu tam olarak ifade etmekten çok, doğrunun bir kısmını güzel bir şekilde ortaya koymuş olmakla övülebilir.

Kitap, bir cümlede özetlemek gerekirse, “başarılı insanlar yoktur, başarılı toplumlar vardır” fikrini güzel bir şekilde savunmaktadır.

Kaynak : 

Outliers’ı da özetlemiştim fakat TEGEP sayfasında güzel bir değerlendirmeden ve goodreads yorumlarından da  yararlanarak özeti genişlettim.

Reklamlar

Düşüncelerinizi paylaşın :)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

RunBursa

" Bursa Koşuyor "

Traveller Goat | Gezgin Keçi

Traveller Goat's Fancy Land | Gezgin Keçi'nin Düş Dünyası

Uzun Patika

Can Berk, spor ve yaşayarak öğrendiğim/öğrettiğim şeyler hakkında bir blog

Duygu | kurgusaldönüşüm

Başa sarar tüm nakaratlar dilimin ucunda. İki üç parça eksiğiz mırıldanırsak bu parçayı da geçeriz.

Hayata Dair...

İnsanlar sadece konuştukları şeylerden değil, sustukları şeylerden de sorumludur.

rabirius

photography and other things

Prakkypedia

Prakky | Public Relations | Adelaide

BİLİMSEL FELSEFE

KARANLIĞA MEŞALE

%d blogcu bunu beğendi: