ULUDAĞ ZİRVE YÜRÜYÜŞÜ _ 24 Temmuz 2010

Tatil öncesi güzel bir organizasyon olacağını düşündüğümüz Uludağ Zirve yürüyüşü Pazar günü erken saatte başladı . Benimle geç de olsa organizasyonlara katılan Bilgehan , ilk defa gelecek olan Ahmet ve zorla ikna ettiğimiz şefimiz Ahmet Zahit Bobo ‘da bize katıldı . Önce otobüslerle oteller bölgesine gittik ve oradan yürüyüşe başlamak için toplandık (Eskişehir’den geleceklerle birlikte) . Yaklaşık 12 + 12 toplam 24 km yürüyeceğimizi bildiğimiz halde enerjik bir şekilde yürüyüşe başladık . Kazancı ve Olimpik koşularından tanıdığım arkadaşlarla maraton / yarı maraton muhabbetleri yaptık . Elimdeki kamera ile bol bol resim çekerek , şefimizle uğraşarak , hikayeler anlatarak  volfram bölgesine oradan da 2486 m yüksekliğinde Keşiş tepeye vardık . Yolda bazı bilgiler iletildi . 2100 m’den sonra bodur ardıçlar, 2300 m kadar otsu türler ile temsil edilen Alpin bitkiler hakim olup , sonrasında bitki türlerini göremezmişiz. 700 ‘e yakın Uludağ’da yaşan ender bitki örtüsü olduğu söylenmişti. Gerçekten de Volfram bölgesinde tek bir yeşillik göremedik.

Keşişler tepesini geçtikten sonra 120 kişi durdurularak ;

Buradan itibaren 2 yolunuz var :

1)    5km yürüyerek gerçek zirveye gidebilirsiniz.

2)    3 km zirveden aşağıya inip Göller bölgesini görebilirsiniz.Tekrar bu noktaya gelip bize katılabilirsiniz.

İstanbul  ve Eskişehir’den gelen bazı arkadaşlar ikisini de görüp görmeyeceğimizi sordu . Öncümüz gülerek :

–          Bu şıkkı bilerek söylemedim . Göller bölgesine inip, dik bir kayalık yamaçtan çıkıp zirveye gitmeniz gerekiyor. Hem güç hem de zamanınız olmalı ki bize katılasınız. Ayrıca o yamaçtan çıkmak her baba yiğidin harcı değildir, delikanlılık ister.

Bu cevaptan sonra 120 kişilik gruptan sadece 10 kişi ayrıldı . 10 kişi arasında ben de vardım . Sonradan tehlikesini gördüğüm, ağrılarım ve yorgunluklarımın sebebi olacak 1,5 saatlik kayaçlardan tırmanmak zor olacaktı .Ayrılan 9 kişi de Osmangazi Dağcı Arama Kurtarma grubu idi. Gerçek zirveye tırmanırken benim önde olmam  ne garip bir durum olsa da zirveye vardığımızda 110 kişi dönüşe geçmişti. Bu arada bizim arkadaşlar 1 saat kadar uyumuşlar .

Zirvede ziyaretçi defterine bir şeyler yazıp , madalyamı takıp arkadaşlara yetişmek için koşmaya başladım . Bir süre öncümüz Hasan Hocamızla muhabbet ettik . Keşiş tepede biraz dinlendikten sonra kalan yolu zorla yürüyerek oteller bölgesine vardık ve bir kafede çay yudumladık .

Eğlencemiz Bobo idi … Kazancımız Ukudağ’ın zirvesine 2543 metreye çıkmaktı … En güzeli de birlikte bir şeyler yapmaktı…

Reklamlar

LİSELER ARASI FUTBOL FİNAL MAÇI _ 1997

LİSELER ARASI FUTBOL FİNAL MAÇI

 Sene 1997 , Lise 3 … Okulumda son senem , ÖYS-ÖSS ‘de derece yapacak bir öğrenci adayıyım . O yıllardaki imkansızlıklara rağmen sporu bırakmamış , son sene hem futbol hem de voleybol oynamıştım.

Bir sene önce futbol kulübünü sınavlar nedeniyle bırakma kararı almış , hocamızın kabul etmemesi ve elinden geleni yapacağına söz vermesi nedeniyle futbolu bırakıp bırakmama arasında sıkışıp kalmıştım. Sonunda kulübü bırakıp son sene oku takımında oynamayı seçmiştim.

En son maçımız Manisa ‘da final maçı idi.. Yenmemiz halinde İzmir’deki gruplara gidecektik. Bizim takımımız iyi bir takımdı ve karşı tarafı yenecek güçteydik. Maça iyi başlamış ama gol atamamıştık. Biz pozisyon buldukça hakem rakip takımın lehine kararlar veriyordu .

İlk yarı biterken orta sahada aldığım topla defansla birebir kalmış ve rahatça golu atacak düzeydeydim (o yıllarda hızlı bir forvettim) Orta sahada top almama rağmen ofsayta dütüğüm için düdük çalındı ve o güne kadar futbol yaşamımda sarı kart görmeyen ben , topa vurmaktan dolayı sarı kart yiyecektim.Bu maç benim resmi son maçım olacaktı .

 Bariz ofsayttan  rakip takım gol atınca hakemin elenmemizi simgeleyen düdüğünden sonra herkes soyunma odasına yöneldi. Hakem önümde yürüyorken birden koşmaya başladı ve haksızlığa tahammül edemeyen Mecnun abimiz hakemi kovaladı ve uçan tekme ile vurdu…Ertesi gün maçımızın değil ,kavgaların fotoğrafları vardı . 3 kişinin lisansı yırtılmıştı .

 Hakem dayağı hakketti desem , bana kızmazsınız sanırım…

RunBursa

" Haydi Bursa "

Traveller Goat | Gezgin Keçi

Traveller Goat's Fancy Land | Gezgin Keçi'nin Düş Dünyası

okarakaya

Özge Karakaya Akyüz

Uzun Patika

Can Berk, spor ve yaşayarak öğrendiğim/öğrettiğim şeyler hakkında bir blog

Duygu | kurgusaldönüşüm

Başa sarar tüm nakaratlar dilimin ucunda. İki üç parça eksiğiz mırıldanırsak bu parçayı da geçeriz.

Hayata Dair...

İnsanlar sadece konuştukları şeylerden değil, sustukları şeylerden de sorumludur.

rabirius

photography and other things

Prakkypedia

Corporate communications + Public Relations Adelaide

BİLİMSEL FELSEFE

KARANLIĞA MEŞALE

Mind Hacks

Neuroscience and psychology news and views.

MİNİKLER VE ANNELERİ

ANNE-ÇOCUK EĞİTİM BLOĞU

yaz-gi

Kişisel Gelişim, Girişimcilik Hikayeleri ve hayata dair herşey - Meral Varuy

Sedat Eser

Hayata dair...

TED Blog

The TED Blog shares interesting news about TED, TED Talks video, the TED Prize and more.

Max Dunbar

'Fiction is the truth inside the lie, and the truth of this fiction is simple enough: the magic exists'

Two Thirds Done

thoughts and experiences of a 72 year old boy

%d blogcu bunu beğendi: