2018_Kitap Önerisi_Outliers (Çizginin Dışındakiler

Sıçrama kitabını bir çırpıda okuyup bitirdikten sonra kitapta bahsedilen Çizginin Dışındakiler kitabını hemen alıp , onu da bitirmiştim. Sıçrama kitabını bu blogda bir video ile birleştirerek anlatmıştım.

Tüm okuduğum kitapları goodreads sayfasından ulaşabilirsiniz.

Bu tür kitaplar seviyorsanız Matthew Syed’in  Sıçrama (Bounce) ,  Daniel Kahneman’ın Hızlı ve Yavaş Düşünme (Think Fast and Slow),  David Eagleman’in Beyin Senin Hikayen  okuyabilirsiniz.

Kitap Özeti : 

Gladwell, Outliers’da dahiler, zengin ve güçlü avukatlar, rock yıldızları ve başarılı programcılardan yola çıkarak, “bireysel başarı” şeklinde ifade edilebilecek olan genel başarı algısının yanlış olduğunu ispatlamaya koyuluyor. Outliers’da iddia ettiği tez şu: Başarı, bireysel değildir. Başarı, ancak doğru şartlarda oluşabilir. Bu şartların pek çoğu ise kişinin elinde değildir, olsa olsa kişi, o başarıyı hazırlayan şartların içine doğar. Bu şartlar ise temelde zaman, toplum ve bu çerçevede ele alınabilecek olan imkanlar ya da şanslardır.

Gladwell, Outliers’ı, insanların başarıyı, başarılı insanların üstün zekalarına ve yeteneklerine atfetmelerini çürütmek amacıyla yazdığını ifade ediyor. İnsanlar genel olarak, başarıda zirveye çıkmanın ancak çok sıradışı zeka ve yeteneğe sahip olmakla mümkün olduğunu düşünürler. Fakat Gladwell, normal bir zekaya sahip olduktan sonra başarı için bir bireyin yapabileceği tek şeyin çok çalışmak olduğunu vurguluyor. Peki çok çalışanların hepsi çok başarılı olabilir mi? Hayır olamazlar, çünkü kişilerin doğduklarında kendilerini içinde buldukları aile başta olmak üzere her türlü ortam ve zaman ile bunların sunduğu fırsatlar, onların başarılarında, zeka ve çalışmalarından çok daha etkilidir.

Dokuz bölümden oluşan kitap akıcı bir dile sahip ve birkaç günde bitirilebilecek şekilde sizi kendine bağlıyor.
Kitabın ilk beş bölümü “Fırsat” başlığı altında, geri kalan dört bölümü ise “Miras” başlığı altında toplanmış. Fırsat kısmındaki bölümlerde başarılı kişilerin, nasıl fırsatlar dünyasına doğdukları inceleniyor. Miras başlığındaki bölümlerde ise atalar ve aileden gelen kültürel yapıların, başarıda oynadığı rol ele alınıyor.

Kitabın birimci bölümü “Matta Etkisi” başlığını taşıyor ve sosyologların “kümülatif avantaj” dedikleri olguyu, Kanada hokey ligindeki oyuncuların doğum tarihleri üzerinden açıklıyor. Kanada hokey ligi oyuncuları, ilkokuldan başlayıp devam eden okul liglerinde başarı gösterip sivrilen, en yetenekli oyuncular arasından geliyorlar. Ve Kanada okullarında o yılki hokey takımına seçilmenin yaş bakımından şartı, 1 Ocak’tan sonra doğmuş olmak.  Dolayısıyla takımda olan 1 Ocak doğumlu bir çocuk, aynı takımdaki 30 Aralık doğumlu bir diğer çocuğa göre çok daha gelişmiş ve yapılı oluyor.  Bu durum, bireysel liyakat prensibi üzerine kurulu olan bu sporda, en başarılıların ezici  çoğunluğunun, yılın ilk aylarında doğmuş olanlardan çıkmasını sağlıyor. Ve Gladwell diyor ki, Kanada’da hokeyde ne kadar iyi olduğunuz ve ne kadar çok çalıştığınızdan daha önemli olan, yılın hangi ayında doğduğunuzdur.

Kitabın ikinci bölümünün adı “On Bin Saat Kuralı”. Bu bölümde Gladwell, doğru zamanda doğup, fırsatları değerlendirerek 10.000 saat çalışmış olma avantajını yakalayanların, şartların elverdiğinde, bu bilgi ve tecrübe ile, dallarında dünyanın en iyisi olduklarını vurguluyor.

Kitabın üçüncü ve dördüncü bölümleri “Dehaların Sorunu, 1. Bölüm” ve “Dehaların Sorunu, 2. Bölüm” isimlerini taşıyor. Gladwell bu bölümlerde, zeka ile başarı arasında bir zorunluluk ilişkisi olmadığını, dehaların hayatları ve onlar üzerine yapılan araştırmalardan yola çıkarak savunuyor. Yani yeterli zekaya sahipseniz, çalışmanız ve elinizde olmayan diğer şartların elvermesiyle, sizden çok daha yüksek zekaya sahip birinden pekala daha başarılı olabilirsiniz.

Beşinci bölüm, “Joe Flom’dan Alınacak 3 Ders”  başlığını taşıyor ve Avrupa’dan göçen yahudilerin, New York’ta nasıl zor şartlarda kendilerine yer edindiklerini ve yeni nesillerin, ailelerinin bu zorlu tecrübelerinin üzerine, zamanla, şartların değişmesiyle, oluşan fırsatları değerlendirerek nasıl başarıyı bina ettiklerini anlatıyor.

Altıncı bölüm “Kentacky, Harlan” başlığını taşıyor ve kültürel mirasın başarıdaki rolünü ele alıyor.

Yedinci bölüm “Uçak Kazalarına İlişkin Etnik Kuram” başlığını taşıyor ve pilotların içinde yetiştikleri kültürün, onlara empoze ettiği güç anlayışının, pilotların iletişim kurma biçimlerini nasıl belirlediğini ve bu durumun uçak kazalarının sebebi olarak nasıl ortaya çıktığını anlatıyor.

Sekizinci bölüm “Çeltik Tarlaları ve Matematik Testleri” başlığını taşıyor ve Uzakdoğu’da, yüzyıllar boyunca, çok dar alanlarda ve çok dikkatli ve zahmetli çalışmalarla pirinç yetiştiren insanların kültürü ile dillerinin, o topraklarda matematiksel zekanın gelişimini nasıl kolaylaştırdığı ele alınıyor.

Dokuzuncu bölüm “Marita’nın Pazarlığı” başlığını taşıyor ve ABD’de, sekizinci bölümde ele alınan kültürel yapıya benzer bir anlayışla kurulmuş özel yapıdaki bazı devlet okullarına kabul edilen ve bu fırsatın farkında olanların başarıya ulaşmalarını ele alıyor. Bu bölüm, başarının, ne sadece zeka ne de sadece çalışma ve yetenekle bina edildiğini, daha çok bir armağan olduğunu ve fırsatı değerlendirme güç ve soğukkanlılığını göstermeye bağlı olduğunu ifade ederek bitiyor.

Kitabın, “Bir Jamaika Hikayesi” isimli sonsözünde ise yazar, kendi atalarını ve onlardan devraldığı mirası bize aktarıyor.
Gladwell’in kitaplarında sunduğu yaklaşım, bazı tekil olaylardan yaptığı çıkarımları genellemesinden dolayı eleştiriliyor. Bu anlamda kitabın bilimsel doğruluğu elde etmeye çalışmadığını söylemek gerekir. Dolayısıyla, kitap, doğruyu tam olarak ifade etmekten çok, doğrunun bir kısmını güzel bir şekilde ortaya koymuş olmakla övülebilir.

Kitap, bir cümlede özetlemek gerekirse, “başarılı insanlar yoktur, başarılı toplumlar vardır” fikrini güzel bir şekilde savunmaktadır.

Kaynak : 

Outliers’ı da özetlemiştim fakat TEGEP sayfasında güzel bir değerlendirmeden ve goodreads yorumlarından da  yararlanarak özeti genişlettim.

Reklamlar

2018_Resfebe Soruları_1

Yıl _ Resfebe Soruları_Soru Serisi şeklinde bir seri oluşturmaya başlıyorum.  Akıl Oyunları kategorisinde toplayacağım. Yıl Sonunda kaç adet resfebemiz birikeceğini de görmüş olacağız.

Aynı zamanda yarışma serisi de yapacağız.

İlk sorumuz ödüllü sorudur : 

Alper Türedi’nin soruları oyunmerdiveni blogumda çok sevilmişti.

odullu_rsfb_3

Resfebe 1 – 2  orta zorlukta soru olup ,  ödüllü soruya hazırlık içindir.

Ödüllü sorunun cevabını  oyunmerdiveni@gmail.com  adresine gönderebilir veya Alper Türedi instagram hesabından cevapları ulaştırabilirsiniz.

İyi eğlenceler ,

 

 

 

 

Satranç Tahtası Yerleştirilebilen Maksimum/Minimum Taşlar

 

Birçok yarışmada sorulabilen bir bilgi olması açısından  arşivlemek istedim. Türkçe kaynak olarak da kullanabilirsiniz.

Ders aralarında öğrencilerinizle de oyun yöntemiyle zihin jimnastiği yapabilirirsiniz.

Fil,Şah,At,Vezir ve Kale’nin birbirlerini tehdit etmeyecek kaç adet maksimum  ve minimum alet satranç tahtasına üzerine yerleştirilebilir ?

Kaynak : 

Fil ; Maksimum : 14 Minimum : 8

BishopsMax_700BishopsMin_700

 

 

 

 

 

 

Şah ; Maksimum : 16 Minimum : 9

At ; Maksimum : 32 Minimum : 12

KingsMin_700

KingsMax_700

 

KnightsMax_700KnightsMin_700

Vezir; Maksimum : 8 Minimum : 5

QueensMax_800QueensMin_700

Kale ; Maksimum : 8 Minimum : 8

RooksMax_700

Satranç Film Önerileri

Satrancın yararları konusunda internette bulabileceğiniz çok kaynak var. Satrancın heyecanını anlamak adına sadece bir turnuvaya katılmanız yeterli.

Benim de satranca olan ilgim ,  satranç eğitmen olmam sebebiyle sizlerin de yararlanacağını düşündüğüm bir liste oluşturmak faydalı olacak.

Listeme geçmeden önce sizin de beğendiğiniz filmler varsa , listeye eklemek istiyorsanız bana iletebilirsiniz.

 

Gelelim Öneri Satranç Filmlerine :

masum_hamleler

Filmlerin detayına inmeden kendi ve IMDB puanlarına ekledim ki , seçiminizi kendiniz yapınız.

Güzel filmleri listeleyip , daha geniş önerileri de en altta vereceğim.

  1. Searching for Bobby Fischer (1993) IMDB : 7,5  Sedat : 9

Uzun zamandır satranç ile ilgili eğlenceli bir film arıyordum . Daha önceleri  1993 yapımı Searching for Bobby Fischer (Masum Hamlemeler ) filmi tadı damağımda kalmıştı. Bu filmi izledikten sonra satranç oynama isteğim daha da arttı .Birçok veli ve öğretmen arkadaşa önerdikten sonra beklediğim pozitif geri bildirimler aldım.Açıkçası 1993 yılından sonra satranç ile ilgili daha iyi film yapılamadı.

Satranç kurslarının başında ilk izletilecek filmlerden biri olmalı.

2)  Queen of Katwe IMDB : 7,4  Sedat : 8

2016’da izlediğim güzel bir satranç filmi. Motivasyon,başarı ve azim.

3) Satrancın Kraliçesi Joueuse  (1993) IMDB : 6,9 Sedat : 7

Satrancın Kraliçesi Joueuse siparişini DVD satan arkadaşıma söyledim , siparişini verdim. 1,5 ayda filmi buldu ve bugün teslim etti. 5 film birden almama rağmen eve gelir gelmez bu  filmi izlemeye başladım.Film zor bulunuyor fakat aradığınıza değecek.

Samimi , yalın  , satranç oynama isteği yaratan bir film olmuş.Önereceğim filmler arasında yer alıyor.

4) Luzhin Defence : (2000) IMDB : 7 Sedat : 7

Bu filmi daha önce blogda bahsetmiştim. Nytimesin haberi de detayda var.

5) Pawn Sacrifice  (2014) IMDB : 7 Sedat : 7

2014-15 yılında sabırla beklediğim fakat politik unsurların oldukça öne sürüldüğü , beklentimi karşılamayan bir satranç filmi .

6) The Tournament   (2015) IMDB : 5,5 Sedat : 6

Eh fena değil dediğim bir satranç filmi  The Tournament 

Filmin sonundaki çocuk sahnesi için film seyredilir.

7) Life of a King   (2015) IMDB : 6,9 Sedat : 6

Çocuklarla izlenecek bir film.

Diğer kaynaklardan oluşturduğum liste :

***  Chessbase in film listesi gayet güzel.

*** IMDB ‘nin  satranç filmleri ile ilgili filmlerin önerisi burada yer alıyor.

*** Wikipedia ‘nın listesi de daha geniş satranç filmlerine sahip.

*** Youtube izlenme sayısı 25.000 geçen  birMagnus  Carslen videosu.Edit: Geçenlerde de 70 kişiyle simultane yaptı.

Dünya Satranç Oyuncuları İstatistikleri_2008-2012

2012 yılının başında yapılan çalışmalar esas alınarak bazı istatistik bilgiler çıkarılmış. 1953,7 ortalama derecesi olan 133.549 satranç oyuncusu dikkate alınarak yüksek ortalamaya sahip bu tüm oyuncuların en çok nerede yaşadıkları incelenmiş.

(2019 yılında da benzer çalışmayı yapmayı hedefliyorum)

Birinci sırada şaşırtıcı bir şekilde Almanya , ikinci sırada Rusya ve üçüncü sırada İspanya olmuş. Türkiye ilk 19 sıraya girememiş!

Görsel

2008-2012 yılları arası yeni oyuncuların artış gösterdiği ülkeler listelenmiş , ilginç sonuçlarla karşılaşılmış.

5153 yeni oyuncuyla İspanya son 4 yılda en fazla artış gösteren ülke olurken , Hindistan,Fransa,Rusya sırayı takip etmiş.

Türkiye de 856 yeni oyuncuyla birlikte Amerikan’ın hemen arkasından 13.olmuş.

Görsel

2008 yılında ortalama derecesi 2235,6 olan Çin , 2012 yılında da  liderliği kaptırmayarak 2193,39 derecesiyle zirvede kalmış.

Çin’i sırasıyla Endonezya ,Kazakistan takip etmiş. Türkiye ilk 21 ülke arasında maalesef yok.

Son olarak Grandmaster , Uluslararası Master gibi büyük unvana sahip olan kişiler dikkate alınarak yapılan çalışma içerisinde beklendiği gibi Rusya 206 satrançısıyla ilk sırada yer alıyor.Ukrayna , Almanya , Amerika  Rusya’yı takip eden başarılı ülkeler olup Türkiye yine ilk 22 ülke arasında yer almıyor.

Son günlerde satranç turnuvalarına katılmaya çalışan , 2.kademe eğitmenlik yapan ve 18 yaş altı Milli takım havuzunda GM tercümanlığı yapan  biri olarak Türkiye’de medya,okul,özel şirketlerin Türk Satrancı için birçok adım atması gerekliliğini düşünenlerdenim. Özellikle alt yapının kurulması ve bu altyapı üzerinde birçok sosyal çalışmaların yapılması Türk Satrancının gereğidir.

Oleksiyenko eğitimden bir kare ile sizi baş başa bırakıyorum.

IMG_5892

Ödüllü “Oyun Merdiveni” Yarışmaları

Geçen yıllarda yaptığım yarışmalara 2019 yılında devam edeceğim.

Öncelikle geçen yıllarda yaptığım yarışmaları özetlemekte fayda var :

  1. Ödüllü 8 Mart Kadınlar Günü Yarışması 

Kadınlar Günü_2016_1

2.Geleneksel Ödüllü “Oyun Merdiveni” Zeka Oyunları 2.Yarışma Soruları

Yarışma_2

3) Geleneksel Ödüllü “Oyun Merdiveni” Zeka Oyunları Yarışma Soruları ve Kazananlar

Yarışma_3

Resfebe Kahramanları İsim Listesi

Resfebelerle ilgili çok sayıda çalışma yaptığım gibi , oyunmerdiveni blogu üzerinden de yeni kahramanlar ortaya çıktı.

İncelemek isterseniz :

  1. Ali Kılıç : Öğretmen , Zeugma serisi
  2. Ayşe Varol : Ana Okulu Öğretmeni , Belçika , Resfebe_1 serisi
  3. Eylül Eser : Lise Öğrencisi , Resfebe_1 Serisi
  4. Tümay Bekçi : Doktor , Resfebe_1 Serisi
  5. M.Alper Türedi :  Öğretmen , Yarışma Soruları Resfebe_1 Serisi Resfebe_2 Serisi Resfebe_3 Serisi Resfebe_4 Serisi ,  Resfebe_5 Serisi  , Resfebe_6 Serisi , Resfebe_7 ve 8 , Resfebe_9 Serisi ,  Resfebe_10 Serisi , Resfebe_11 Serisi , Resfebe 12 Serisi , Resfebe 13 Serisi
  6. Hanife Kaçmaz : Hemşire ve Anne , Resfebe_1 Serisi Resfebe_2 Serisi

 

Bursa Çocuk Yetenek Şenliği _ 2018

Daha önce EKER Meydan’da   Satranç , Akıl Oyunları , Bilim Gösterileri , Doğal yoğurdun hikayesi ile birlikte sosyal sorumluluk projesinde tanışmış olduğumuz Sevgi Uyumaztürk  Çocuk Yetenek Şenliği ile ilgili hayalini bana anlatıp destek isteyince duraksamadan “Evet” dedim. Bursa’nın Yetenek Şenliği’ne çok ihtiyacı olduğunu , geç kaldığını düşünenlerdenim.

PEPEE’nin de yetenek ilişkilendirmesi ve pazarlamada etkin kullanılmasıyla Yetenek Şenliği daha da önemli bir tablo haline geldi.

Benim ilgi alanlarımın içeresinde olan eğitim/yetenek süreci konusunda nasıl bir destek verebileceğimi düşünmeye başladım .  Resim yeteneği olan ekibimle (Resim öğretmeni / Endüstri Mühendisleri ) beraber soruları hazırlamaya başlayarak 2 atölye ile adım attık. Diğer taraftan şenliğin olmazsa olmazlarından akıl / kutu oyunları firma arayışına başladık.

Akıl Oyunları / Satrancın kapsamını  organizasyonlardaki ekip arkadaşım Mehmet Durak ile şekillendirdik.

Aslında beni heyecanlandıran kısım yetenek atölyeleri çeşitliği olmuştu. Tüm atölyelerin koordinatörlüğünü de seve seve kabul ettim.

Yetenek atölyelerinde soyut düşünme , akıl yürütme , strateji geliştirme , analitik düşünme , el göz koordinasyonunun geliştirilmesi , planlama ve zaman yönetimi gibi önemli kavramlara odaklanarak bize destek olacak atölyeleri organize etmeye çalıştık.

Bu şenliğin genel bilgileri ve farklı taraflarını özetle listeleyip , sizi bazı video / fotoğraflarla baş başa bırakmak istiyorum . Tüm etkinlik bilgilerine (fotoğraf , rakamlar…)  hayalin sahibini Sevgi Uyumaztürk‘ün kendi sitesinde bulabilirsiniz.

Genel Bilgiler :

  • Katılım sağlayan çocuk sayısı ortalama 6500 , ebeveynlerle beraber  ortalama 19.000 kişidir.
  • Anne ve babaların meslekleri dağılımı ; %18 Ev Hanımı ,  %32 Özel sektör , %37 Öğretmen/Memur olup  Sosyal Sorumluluk Projesi anlamında  tüm gelir dağılım ailelerine ulaşma  hedefi tutturulmuş  gözüküyor.

Fark Yaratanlar :

Sosyal Sorumluk :

Gönüllülerle yapılan yiyecek / içecek  satışlarının bağışlarını  sosyal sorumluluk projemizde kullanarak hedefimizi geliştirdik.

  • HETADER’e yapılan bağış ile 1 çocuğumuzun  bir yıllık eğitimini karşıladık. 
  • 500 fidan dağıtılarak katılımcıların bir kısmının dikili ağacı olmasını sağladık.
  • Yeşilay  ise atölyelerle kendilerini tanıtarak varlıklarını sergilediler.
  • Milli Takım Antrenörü ile birlikte satranç hakkında bilinmeyen konular hakkında söyleşiler yaparak , katılımcıların bilgi sahibi olmasını sağladık.

Değer Yaratanlar : 

  • Halka açık ücretsiz olması ,
  • Pepee’nin Bursa’ya kazandırılması sağlanması ,
  • At Yetiştirme Çiftliğinde yapılan etkinlikte hayatında ata binmemiş çocuklarımızı ilk defa ata bindirilmesi ,
  • Doğa ile iç içe olan  hipodromun halka açık olduğunu gösterilmiş olması ,
  • 3 adet satranç simültanesi (9 masaya karşı) yapılması ( Bir simültaneyi 10 yaşındaki İbrahim Melik Durak yapmıştır. )

 

Mangala turnuvası  , diğer kutu oyunları , Resfebe yarışması , BTM ‘nin bilim gösterileri , Veysel Bozdağ’ın sihirbaz gösterileri ve etkinleri , Kil yapımı , yüz boyama , telden araba , ahşap şekillendirme gibi etkinliklerle de misafirlerimizi ağırlamaya çalıştık.

 

Birkaç fotoğraf ve video :

Satranç Simültane

IMG_6418

Resfebe ve Satranç Ekibi

IMG_6427

https://www.instagram.com/cocukyeteneksenligi/

İnstagram adresinde fotolorı görebilirsiniz.

Drone kullanılarak yapılan şenlik özeti :

 

Dehanın Sırları Bir Dahi Yetiştirmek – Sıçrama

Kadın ve erkeklerin beyinleri arasındaki farkı,işleme biçimlerini anlatan ; satranç yeteneğinin doğuştan gelmediğini anlatan , Susan Polgar’ın satrançtaki başarısını anlatan ” Dehanın Sırları Bir Dahi Yetiştirmek “ bir Geographic videosunu izlemenizi öneririm.

Psikolog olan babası , Mozart örneğinden yola çıkarak özel eğitimin , Allah vergisi yetenekten daha önemli olduğu tezini gerçekleştirmek için çocukları üzerinde önemli çalışmalar yapmıştır.

Babasının kitabında yazdığı gibi :

Deha : Çalışma + Şanslı Çevre koşulları

Devamını  izleyelim.

Bu videoyu beğendiyseniz ve yararlı bulduysanız  , size  2016 yılı içerisinde  okuduğum müthiş bir kitabı tavsiye edeceğim.

Matthew Syed — Sıçrama

Bu kitabın bir bölümünde Polgar kardeşlerin başarısı anlatılıyor.

Syed  , kitapta önce kendi başarısının sebeplerini ardından da gerek sporcu gerekse müzisyenlerin başarı sebeplerine değinerek beynimdeki yetenek algısını yerle bir etti. Araştırmalara göre üstün başarıyı sağlamak için ne kadar çalışmak gerekir sorusuna sanattan bilime, masa oyunlarından tenise, herhangi bir karmaşık görevde dünya liginde bir yere,satrançta  gelmek için en az on yıl amaca yönelik etkin çalışmanın gerekli olduğu cevabı çıkıyor.
Kitapta Batı Florida Üniversitesi İnsan ve Makine Bilişsellik Enstitüsü’nde araştırmacı olarak görev yapan Paul Feltovich’in bir sözüne yer veriliyor;

“Uzmanlık zengin deneyimlerden ve yoğun emekten doğan uzun zamanlı bir gelişim sürecidir. ”

Syed de tam olarak bunu vurguluyor, uzmanlık uzun bir tecrübe ve derin bir bilgi gerektirir.”

Kitapta beni etkileyen diğer bir bulgu ise on bin saat kuralı. Malcolm Gladwell’in kitabından alıntı yaparak aktarılmış olan bu kural; en iyi olmak için ortalama on bin saat, iyi olmak için sekiz bin saat, o işi icra edip, öğretebilmek içinse ortalama dört bin saat pratik yapmış olmayı gerektirdiği idi. Bunu da çarpıcı örneklerle pekiştiriyor.Örneğin Mozart daha altı yaşındayken geride üç bin beş yüz saatlik bir çalışma sürecini geride bıraktığını belirtiyor. Kitapta TigerWoods’tan Williams kardeşlere kadar çok çarpıcı örnekler var. Özellikle de Williams kardeşlerin başarısının doğumdan önce kararlaştırılması inanılmaz bir tez olmuş.

On bin saat kuralı neden önemli ?

Çünkü velilerimiz , öğretmenlerimizin  hatta (yöneticilerimizin bizlerden) çocuklarımızdan  beklentileri kısa sürede başarı olduğu düşünülürse , bu önemli konuyu eğitmen ve velilerle birlikte  etraflı olarak masaya yatırılmasının tam zamanıdır.

 

Zeka Oyunlarının Beyin Üzerindeki Etkisi

Öncelikle bu konu hakkında pek Türkçe yayın olmadığı , bilimsellik ve eğitimden uzak bakış açılarımızın da zayıfladığı düşüncem maalesef devam ediyor.

Fide World Team Championships  maçlarını izlerken (bugün son tur oynanıyor ve Türk Milli takımı tarihin en iyi sonucuna ulaştı. Yazımı bitirdiğimde muhtemelen maçlar da bitmiş olur.Eğer yenersek Gümüş Madalya Alma Şansımız var. Sadece Amerika’ya yenildik , diğer 7 turda namağlup olarak turnuvanın en gözdeleri arasında gösterildik) , site fotoğraflardan yola çıkarak güzel bir haber yaptı.

 

Haberin kısaca özeti şu :

Japonya’daki RIKEN Beyin Bilim Enstitüsü’ne bağlı Anlayışsal Beyin Haritalama Laboratuvarı’ndan Keiji Tanaka yönetimindeki bir grup Japon bilim adamının yaptığı araştırma, profesyonel satranç oyuncularının kritik hamleleri yaparken amatör satranç oyuncularından farklı olarak beyinlerinin iki kısmını da kullandıklarını gösterdi.

Şogi adı verilen Japon satrancı oyuncuları üzerinde yaptıkları araştırmayı Science dergisinde yayımlayan bilim adamları, amatör satranççıların sadece beyinlerinin yan lobundaki ”dörtgen lopçuk” adı verilen bölgeyi kullandığını, buna karşılık profesyonel satranç oyuncularının ise dörtgen lopçuğun yanı sıra, beynin iç kesiminde yer alan ”kaudat nükleus” adı verilen bölgeyi de kullandıklarını belirledi.

Çok teknik detaylara girmemizin anlamı yok. Daha önce görsel zekanın üst düzeyde kullanıldığını Dehanın Sırları yazımda belirtmiştim.

Psikolog olan babası , Mozart örneğinden yola çıkarak özel eğitimin , Allah vergisi yetenekten daha önemli olduğu tezini gerçekleştirmek için çocukları üzerinde önemli çalışmalar yapmıştır.

Babasının kitabında yazdığı gibi :

Deha : Çalışma + Şanslı Çevre koşulları

Devamını  izlemek için bu linki takip edebilirsiniz.

 

RunBursa

" Bursa Koşuyor "

Traveller Goat | Gezgin Keçi

Traveller Goat's Fancy Land | Gezgin Keçi'nin Düş Dünyası

Uzun Patika

Can Berk, spor ve yaşayarak öğrendiğim/öğrettiğim şeyler hakkında bir blog

Duygu | kurgusaldönüşüm

Başa sarar tüm nakaratlar dilimin ucunda. İki üç parça eksiğiz mırıldanırsak bu parçayı da geçeriz.

Hayata Dair...

İnsanlar sadece konuştukları şeylerden değil, sustukları şeylerden de sorumludur.

rabirius

photography and other things

Prakkypedia

Prakky | Public Relations | Adelaide

BİLİMSEL FELSEFE

KARANLIĞA MEŞALE

%d blogcu bunu beğendi: